onlar skor yazari ben ise spor adamiyim nedir ?

onlar skor yazari ben ise spor adamiyim

  1. vatan gazetesi yazarı sergen yalçın'ın sert açıklaması.


    ----- alinti -----
    koca gövdelilerle eskiden de uğraşırdım

    \"vatan'da başladığım spor yazarlığında dolu dolu 6 ayı devirdim.. bu işe her gün daha çok ısınıyorum.. bilen bilmeyen herkesin herşeyi söyleme hakkı olduğu medyada, 20 yılını futbola vermiş, ülkenin bütün büyük takımlarında oynamış eski bir futbol yıldızı olarak birikimlerimi aktarmak hoşuma gidiyor.. bazıları kabul etmekte zorlanıyor ama ben bunlara alışığım.. koca kafalı ve koca gövdelilerle eskiden de uğraşırdım, yine uğraşmaktan zevk duyarım.

    kişi kendinden bilir işi

    bu girizgâhı yapmamın sebebi, f.bahçe-beşiktaş derbisinden sonra benimle ilgili kaleme alınan bazı imalı yorumlar.. diyorlar ki, \"sergen, mustafa denizli'nin yardımcısı olacaktı.. bu nedenle kendisini eleştiremiyor. f.bahçe yenilgisinden sonra ona arka çıkıyor..\" şu lafa bayılırım: \"kişi, kendinden bilir işi. \" demek ki, bu aklıevveller benimle aynı durumda olsalar kalemlerini satacaklarmış.. sergen yalçın'ın da aynısını yapacağını sanıyorlar. benim yapımı tüm türkiye biliyor ama bazıları unutmuş olabilir diye bu seferlik derdimi anlatma yolunu seçeceğim..

    yıldırım demirören arayıp beni evine davet etti

    beşiktaş'in bana yaptığı teklif uzun zamandır speküle ediliyor.. ben kimseden mustafa denizli'nin yardımcısı olmayı talep etmedim.. ertuğrul sağlam ayrıldığı gün, yıldırım demirören arayıp beni evine davet etti.. 3.5 saatlik bir sohbetimiz oldu.. bana antrenörlük teklif etti, ki o sırada denizli'nin beşiktaş'a geleceği bile belli değildi.. olumlu yaklaştım ama durumum prosedüre uygun değildi.. bir staj dönemi geçirmem gerektiği için beşiktaş'a antrenör olmadım.. yani konunun denizli ile ilgisi yok..

    ucunda kulüpten gönderilmek bile olsa

    peki ilgisi olsa ne olurdu? ben maç yorumu yaparken, \"aman mustafa hoca üzülmesin, darılmasın, alınmasın\" diye düşünmem.. futbol geçmişime bakarsanız, aklımın yatmadığı yerde sayısız kere kendi tepkimi koyduğumu görebilirsiniz.. henüz 25 yaşındayken, futbolcuları küçük gören yaklaşımı nedeniyle beşiktaş'ın o zamanki 2. başkanına karşı gösterdiğim tavrı herkes hatırlar.. ucunda kulüpten gönderilmek bile olsa inandığımı söylerim.. çünkü yeteneğime ve kendime inanırım..

    hangi maçta mustafa denizli yalakalığı yapmışım ki

    fatih terim ve mustafa denizli, beraber çalıştığım çok değerli teknik direktörlerden sadece iki tanesi.. ikisine de saygı duyarım, o ayrı.. ama benim euro 2008 döneminde terim'e yönelttiğim eleştirileri, bugün beni ayıplayanlardan kaç tanesi yapabildi ki! futbolu bilmezler, o ayrıntıları göremezler, belki de korkarlar.. ama bu kompleksleri beni böyle şuursuzca eleştirmelerini haklı göstermez.. aynı şekilde geldiğinden beri kötü oynadıkları hangi maçta mustafa denizli yalakalığı yapmışım ki! açın bakın arşivlere.. doğruysa doğru, eğriyse eğri, ne gördüysem onu yazıyorum..

    onlar skor yazarı, ben ise spor adamıyım

    onlar beşiktaş derbiyi 3-2 kazanmış olsaydı denizli'yi yere göğe sığdıramayacaklardı.. benim için galibiyet, mağlubiyet değil, oyun anlayışı ön plandadır.. hâlâ iddia ediyorum, cisse atılmasa beşiktaş kadıköy'de yenilmezdi.. buna katılmayanlar bana fikirle karşılık versinler, çamur atarak değil..

    herkesin yerini ve haddini bilmesi gerekiyor

    eğer konu futbol bilgisiyse, her zeminde, her ortamda onlarla bilgi yarıştırmaya hazırım.. hodri meydan! bakalım futbol analizinde çamur atmaktaki kadar hünerleri var mı? herkesin yerini ve haddini bilmesi gerekiyor.. üstelik bunları yapanlar topa ayaklarını bile sürmemiş, gazetecilik kökenli yazarlar..

    hiçbir halttan anlamadıkları ortaya çıkıyor

    siz gazetecilikte benden tecrübeli olabilirsiniz.. ama söz konusu olan sahanın içiyse martavalı bırakın, hayatını yeşil çimlerde geçirmiş, bu işin uzmanlarına saygı gösterin.. bizi istemiyorlar, çünkü eski futbolcular yorum yaptığı zaman bu kişilerin hiçbir halttan anlamadıkları ortaya çıkıyor.. sevgili okurlara soruyorum: o derbileri, o stadları, o soyunma odası atmosferlerini yaşamış, goller atmış, seyircinin coşkusunu ve baskısını yaşamış eski futbolcular mı size daha iyi bir maç analizi aktarabilir? yoksa tribüne gelip, maçlarını yazmış, sadece polemik yaparsa ses getirebileceğini bilen eski gazeteci, sonradan olma yorumcular mı? bence herkes kendi bilgisi, tecrübesi kadarını yapabilir, o kadar!

    terbiyesizliğe devam ederlerse

    üstümden prim yapmasınlar diye şimdilik bu şuursuzların isimlerini kullanmıyorum! ama terbiyesizliğe devam ederlerse hakettikleri cevabı yine veririm..\"
    ----- alinti -----
    *
    (5/12/2008 16:04 ~ 05/12/2008 16:04, junior)
    Facebook'ta paylaş